Tarihi Yapı Onarım Ve Güçlendirme

Tarihi Yapılar, üzerinde bulundukları coğrafyanın sosyolojik, ekonomik, kültürel ve politik öğelerini bünyesinde barındırır. Bu yapıların korunması ve gelecek kuşaklara aktarılması, eğitim, bilgi ve sürekli bakımla mümkündür. Ülkemizde ve Dünya’da bu eserlerin gerektiği gibi korunamadığını biliyoruz. Doğal afetler, olumsuz çevre koşulları ve fiziksel-kimyasal bozulmaların yanında, insanoğlunun bu yapılara karşı aldığı tavır da tarihi yapıların yok olma sürecini hızlandırmaktadır.

Ülkemiz dünya kültür mirasının en nadide parçalarını bünyesinde barındırmaktadır. Sahip olduğumuz miras, bugün için iyi korunuyor mu? Bu konuda ne kadar bilgi ve tecrübeye sahibiz? Gerekli kanun ve yönetmeliklere sahip miyiz ve bunları günün teknolojik gelişmelerine adapte edebiliyor muyuz? Beklide en önemlisi bu yapıları koruyacak ve rehabilite edecek finans kaynaklarına sahip miyiz? Sorularına cevap aramak, bu çalışmanın özünü oluşturmaktadır.

Bu inceleme kapsamında, Tarihi Yapının tanımı, geçmişten günümüze koruma kavramının nasıl algılandığı ve ne gibi adımların atıldığı, tarihi yapı türleri, tarihi yapılarda kullanılan malzeme ve özellikleri, tarihi yapıyı oluşturan taşıyıcı sistem özellikleri, bu yapılarda meydana gelen hasarlar ve günümüzde uygulanan malzeme özelliklerinin belirlenmesi yöntemleri, yığma kargir binaların, deprem yönetmeliğinde belirtilen koşullar çerçevesinde deprem güvenliğinin incelenmesi, tarihi yapılarda uygulanan onarım ve güçlendirme teknikleri incelenmiştir.

Farklı zamanlarda birçok yapıya koruma amacıyla müdahale edilmiş ancak genelde bir koruma politikasının bulunmaması/ etkin çalışmaması ve yapılan müdahalenin çağdaş koruma ilkelerine uygun olmayışı nedeniyle geliştirilen çözümler genellikle geçici olmuş, birçoğunda yapıya daha fazla zarar vermiş ya da özgünlüğünden uzaklaştırmıştır. Tarihi yapı taşıyıcı bileşenlerinde ortaya çıkması olası pek çok yapısal sorunun / hasarın kaynağı derinlemesine incelenir, sorunun giderilmesine yönelik olarak etkin çözüm önerileri sunulur. Bu çalışmalarda tarihi yapılar için geliştirilen onarım ve güçlendirme önerileri, yapının özgün durumuyla uyumlu ve “minimum müdahale” ilkesi doğrultusundadır ve tarihi yapıların yapısal restorasyonu, iyileştirilmesi için kullanılabilecek bir temel başvuru rehberi niteliği taşımaktadır.